Benim kitaplarım,
(eski de olsa) yazılarım,
gide gide bitiremediğim yollarım,
her ortamda bir kadeh rakım,
bir pencerenin ardında sıkılmadan saatlerce oturabilecek ve kendinden başka kimseye ihtiyaç duymayan, yalnızca bana ait bir yanım;
ne acıktığını ne susadığını fark edemeyecek kadar kendini yaptığı işe veren ve ne mutlu ki, her şeye rağmen, hâlâ, kötülükler karşısında, uçan balonlarla, pamuk helvalarla teselli bulan bir çocuk yarım var!
Çocukluk da, gençlik de, ecele yaklaşmak da bir.
Gözlerimi açarken karışmış bir kere kanıma ‘yaşamak sevgisi’ denilen o zehir.
Ve Aşk…
(Henüz) Kelimelerle yazamadığım o en esrik şiir…

0 yorum:
Yorum Gönder